Anasayfa
paran0id..
godlovezzme.. god loves ugly.

o'na

By Ferhat
Aslında hiç böyle biri değilim, daha doğrusu değildim... İlk defa birini düşünürken gözlerim doluyo sanırım.
Az önce resimlerine baktım, senin güldüğünü gördüm bende gülümsedim. Evet gülümsedim (: içim kan ağlarken ben gülümsedim.
Heralde sevgi dedikleri böyle bişey olsa gerek. Seni mutlu görünce bende mutlu oldum. Hatırlıyorumda ondan ayrıldığında bize gelmiştin.
Üzülmüştün ama çaktırmama çalışıyodun, o gün hayatımın en güzel günüydü.. Ondan ayrıldığın için değil ogün bana sarıldın ya. Ben hergece
onu düşünüp uyudum. Şimdi sadece ''merhaba'' diyip ''hoşcakal'' demekle yetiniyorum... Aslında o bile yetiyo bana. Hayatın bile başaramadığı şeyi başardın sanırım sen...
Bunları sen üzülesin diye söylemiyorum sakın yanlış anlama.. Zaten sen okumuycaksın bile sadece yazmak istedim.. Klasik sevgi cümleleri kullanmak istemiyorum pek.
Geçenlerde kendime kızdım, ulan dedim ne salak herifim olsa bile 2 yıl sürücek bişey için üzülüyosun ne safsın dedim... Hak verdim bi an içimdeki piç yanıma.
Ama ne biliyim anlatamadığım bi heycan, bambaşka bi tutkusun sen benim için. En son senden hoşlandığımı söylediğimde, bana biraz süre ver demiştin.. Sıkmak istememiştim seni,
2-3 hafta sonra yeni biriyle çıktığını öğrenmiştim. Bi an hayatın bittiğini hissettim. Sanki herşey durdu benim ağlamamı izlemek için. 18 yıldır ağlamayan bu ben ağlamıştım evet.
Dedimki 2 gün sonra unuturum. Unutmuştum evet, ama seni değil bi siktiğimin hayatını. Eskiden gülüp geçerdim böyle şeyler yazanlara, ulan okadar derdim var sikerim karısını kızını diye.
Büyük konuşmamak gerekiyomuş. Bazen diyorum kendi kendime ulan sikerim hayatınıda, yaşamınıda çek git amına kodumun yerinden. Ama kopamıyorum.. Bu şehirden bu amına kodumun yerinden değil,
senden kopamıyorum.. Eskiden sıgarayı bırakmak istiyodum, şimdi istemiyorum. Çabuk ölürsem seni her gün yukardan görebilirim diye. Saçma gelicek belki sana ama gerçekten böyle düşünüyorum.
Şimdi bu kadar şeyden sonra bana hala dost kalalım yada süre ver filan diyceksen hiç deme. Sadece sus ben anlarım.. Kapamıştım ama tekrar açtım. Susma vaz geçtim.
Aslında sensizliği özetlemek gerekirse, sensizlik boğaza
dayanan bıçak gibi korku verici, can yakıcı. Bi arkadaş daha var böyle oda benim gibi sevdiği birine yazıyo, şimdi
blog sitelerine filan yazıyo o yazıları dedimki: lan bu yazdıklarını okuyan varmıdır ? oda dediki umrumda değil zaten ben tek bi kişi için yazıyorum, oda şimdi okumasın dedi. Bana bişey olursa ozaman okusun dedi beni anlaması için, anca iş işten geçince dedi. Bende dedimki yine anlamıycakki en fazla 2 gün ağlıycak, 3. gün hayatında olmuycaksın. Çok merak ediyorum bi gün bana bişey olsa sende bunu okusan beni anlarmıydın... Aslında bencillikmi yapıyorum ? Sonuçta beni sevmek zorunda değilsin... Sende demedin beni sev diye.. Desenki ulan banane sanki benmi dedim sana beni sev diye.. Haklısın sen demedin.. Şimdi sen demesende ben aşık oldum napıyım felan demiycem merak etme. Benim istediğim tek şey neler hissetiğimi bilmendi. Neyse çok uzattım bi gün olurda bunu okursan ulan destan gibi yazmış *mına koduum deme. Herzaman mutlu olman dileğiyle .
Koral KARALI

 

genç yetenek doğa

By Ferhat
"arkadaşlar bu arada türkiye'den bir arkadaş var, adı doğa, çok güzel yazıyor deneyin:
xyzskandalı"

http://xyzskandali.blogspot.com

 

gidiyorum..

By Ferhat
evet yanlış duymadın, seninde bildiğin gibi gidiyorum. bi kaç hafta kafamı dinlemem lazım, şehrin dışındaki bi yerlerde. bugun aslında sana veda etmek, bi kaç konuda sana bir şeyler söylemek istemiştim. olmadı, umarım istediğim gibi olur, bi süre hiç aramazsın yada mesaj atmazsın bana. ben öyle yapıcam çünkü. bi süre görüşmemiz daha iyi olucak sanırım.

veda demişken, seninle ilgili bu konuyu düşünürken, yarınki yolculuğumu sanki son yolculuğummuş gibi algılamaya başladı bünyem. ulan ara şu telefonu, gitme de, gitmeyim! ama çalmıyo işte çalmıyo! herşeye sanki son kez bakıyorum. bugun son rakımı içtim, birazdan son sigaramı yakıcam falan filan. sigara demişken bugun sigarayı bıraktım dediğim an bi an sevindim, sonra paketimden sigara aldığında acaba sigara içmene ön ayak oluyorum diye mi düşündüm ama.. içme ulan şu zıkkımı! ben içiyorum sen içme..

bu arada bu satırları yazarken hafifden çakırkeyf olduğumdan yarıda bırakıcam.. karışık oldu ama anlarsın işte.. seni çok seviyorum sevdiğim, sen beni ne kadar sevmesende!
 

sence #1

By Ferhat
biraz param olsa diyorum, yetecek kadar. uzun bi' yolculuğa çıksam. yanıma sadece bi kaç eski resim alsam şehirden. denize kenarı olan ufak bi kasaba istiyorum gitmek için, insanları güleryüzlü. ev tutsam ordan, yeni eşyalar alsam, istediğim gibi döşesem evi.

sonra aşık olsam orada, anlatsam ona herşeyi; geçmişi, beni nasıl acıttıklarını, kırdıklarını. hayallerimi anlatsam. usanmadan dinlese beni gecelerce. hatta ağlasam onun omzunda; herkese, herşeye. çok mu ayıp olur?

ama hayır. erkekler ağlamaz , ağlamak yok. bize böyle öğrettiler..

bana o günlerin geçmişte kaldığını, artık bambaşka bir yerde kendisiyle olduğumu söylese. yeter dese. biraz okşasa saçlarımı, sarılsa bana. tekrar önemli olduğumu hissettirse.. yaksak tüm eski resimleri birlikte. ilk kez alkol yerine onun güzelliğiyle sarhoş olsam.

eski heyecanlarımı tekrar kazanabilir miyim sence?

eskiden hevesliydim şarkı söylemeye. sesim pek iyi değil, ama rap yapabilirdim. hevesliydik; geceleri sokakda freestyle yapmaya çalışırdık durmadan. çok söz yazdım o zamanlar, çoğu eski günleri anlatan.. sonra yandı hepsi bir kibritin ateşiyle. bi' beat istiyorum, beni anlatan. sonra stüdyoya gidip; " alın beat bu, açın mikrofonu. " diyip, kayıt odasına girmek..

4 dakikaya sığar mı sence, 4 yıllık hikaye?


 

ulan #2

By Ferhat
sevmek. çok sevmek. üzülmek, çok üzülmek. onun için herşeyi yapmak, yapmaya devam etmek. biraz onun, biraz kendinin mutlu olmasını istemek. onu mutlu ediceğine inanmak.

ama yinede bir çift muhabbet için binlerce şey uydurmak zorunda kalmak, yinede boş konular dışında bir şey konuşamamak.

yaşamak mı bu ulan!
 

ulan #1

By Ferhat
dünya sizin olsun, o benim..
 

uykusuzluk #1

By Ferhat
uyuyamadım bu gece, son haftalarda sıklıkla olduğu gibi. eski resimlere baktım biraz, eski konuşmalara göz gezdirdim. evet hala sakladıklarım var. keşke başladığım gibi gülerek bitirseydim. aslında dertler hiç değişmemiş biliyo musun?.. yıl 2006'dan 2009'a gelmiş hala kalıcı bir çözüm bulamamışız ikimiz için. hani o en büyük sorunu geç, en ufaklarını bile çözememişiz. tamam kabul ediyorum kendi çözüm yöntemim işe yaramadı, beceremedim. ama yinede beceremediğim yöntemi deniyoruz tekrar. yani sorunları çözmeyi ertelemekten başka bi bok yapmıyoruz anlayacağın. bi' adım bile atamamışız daha.

belkide bende yanlış şıkkı seçtim.. seni hayatımdan silmek, çözüm olacak mıydı herşeye?

ps:// evet, hala senle kavga edince içiyorum.
ps2:// evet burda yazılanların hepsi sana
ps3:// sen okumuyosun onuda biliyorum, ama belki bi gün bi yerlerde görürsün ilgini çeker, okursun.
 

yok #2

By Ferhat
boğazımda garip tadlar var. sabahdan beri yemediğim yemeğin ve atıştırdıklarımın tadları. biraz alkol, biraz cips ve fazlasıyla sigara.

bugunu nasıl bu hale geldiğimi düşünerek harcadım. normal miyim ben. bi insanı bu kadar sevmek mümkün mü? geçen yılarda yaşanan onca olaya kadar. anlayamıyorum kendimi geçen 3 yılda hala ben onun ağzından çıkan tek bi lafa sevinip, yine ağzından çıkan lafa üzülüyorum. geneldede o ağızdan yıllardır çıkmayan 2 kelime için.

çok uzamadı mı bu iş. sence de?
 

s.e.n. bölüm iki

By Ferhat
yine karşıma geçmiş, o sahte gülümsemeni saçıyordun etrafa. bense sana bir şeyler anlatma telaşında. oysa yıllardır beceremedim doğaçlama konuşmayı. senin yüzündeki o sahte tebessümü görmek için saçmaladım yıllarca.

seninse o saçmalıklar umrunda olmadı hiç bir zaman. kendi dünyandaydın sen. karşımda otururken aslında çok uzaktasın.. benim seni sevdiğim kadar, sende başkasını seviyorsun çünkü. bunun acısını çekerken, geçmişte çektirdiğin acıları düşünmemeye çalışıyorsun. onların bir gün karşına çıkacağını biliyorsun çünkü. ondandır benden nefret ederken, dışarıda bunu belli etmemen; gülümsemen. o gülümseme beni yaşamda tutan şey, bunun farkındasın. ölmemi istemiyorsun, ben öldükten sonra çektirdiğin acıların seni içten içe yemesinden korkuyorsun.

belkide çektiğin acı geçmişte verdiğin kararlar yüzündendir. sende geçmişte önündeki iki seçenekten birini seçmek zorunda kaldın, ve seçtin.. belkide yanlış olanı seçtin, belkide bundandır benim de iki seçenek arasında kalmam.

keşke demeyi sevmeyip, sürekli keşke diyenlerdensin sende. benim gibisin biraz, geçmişe gidiş belli olsa ilk gideceklerdensin. ahh ne kadar korkunç ki benim senin, seninse başkası için geçmişe gitmek istemen. belkide hiç gerek kalmıycak zaman yolculuğuna, çektiğin acı seni yiyip bitirmezse.

zaman artık bizim için çok geç, ankara her zamanki gibi yağmurlu. masamda biraz şarap ve yüreğimde biraz hüzün. sen yine güldün gözyaşlarını içine akıtırken, bense dayanamadım, gecenin karanlığına üfledim sigaramın son nefesini. ama ben yinede hala geçmişe akıtmaya çalışıyorum zamanı. sırf acıları dindirmek için, sırf saçmalıklarımla belki bu sefer ilgini çekerim diye. zaman geriye dönene kadar bekliyorum, bu dört duvarın içinde.

1 temmuz '09

zarlar düşeş gelse idi, herşey başka türlü gerçekleşecekti.
 

aynılaşmak.

By Ferhat
giderek aynılaşmaya başlıyoruz galiba. sen bana, ben sana benziyorum yavaş yavaş. (ya da bana öyle geliyor.).. bi' yerde ikimiz içinde iyi ama, sevmediğim yanlarımda var benim.. umarım onları almazsın benden.
 

irtifa kaybı

By Ferhat
ilk dinlediğimde sadece fazlasıyla güzel bi şarkıydı. şarkıyı ilk dinleyişimden aylar geçtikten sonra; aslında bir çok insana söylemek istediklerimi anlattığını farkettim.. şarkının skitininde bazen bana bir şeyler anlatmaya çalıştığını sezinliyorum..

bu yolculuk insanı sonunda ölümü bile 3gün sonra duyulan bir kişinin yada gökyüzündeki tek bir yıldızın yanlızlıgı kadar büyük bir yanlızlıga iter. çünkü ego ancak tam bir ümitsizlik noktasına gelince teslim olur. bu teslimiyet acı vericidir. cunkü kisi kendini yutacak dipsiz bir uçuruma açılmış gibi hisseder. bu ölüm gibi gelir. ancak bu bi taraftan ölümdür diger taraftanda o bir diriliştir. o dogmak icin ölmektir. bu yolculukta kişi bilinçaltının karanlıklarına dalar. iç dünyamızın bu karanlıgı gerçek benligimizin tanrının şekilsizliginin göz kamaştırdıgı yerdir. benligimiz karanlıkta gizlenmiş bir ışıktır. *
 

tekrar

By Ferhat
evet günlerdir yaptığım şeyin aynısnı yaptım yine. bi bahane bulup bu saate kadar oturmayı başardım. az sonra tekrar sabah ezanı ve tüm mahalle köpeklerinin ezanla beraber yaptıkları seramoniyi dinleyip yatağa geçme faslına geçicem. uykumu düzenlemem lazım.. yoksa geçen yılki gibi tatilde bile öğleden sonra kalkıp, denize gidemeyen bi birey olucam.

bu arada canımı verene dek mi savaşıcam ben acaba ..
 

kim haklıysa

By Ferhat
haklı veya haksızın olmadığı bi kavga bu. benimde haksız olduğum konular var, seninde. bu kavgayı bitiricek 2 seçenek vardı, seçiceğimi bildiğini seçtim. doğru olanı mı yaptım?.. emin değilim. ama yinede bugunlere tekrar dönüceğimizi mi yoksa bugunlere gülüp geçiceğimizi mi belirliycek seneler var önümüzde..

bide öss tabiiki. gerçi yine adını değiştirmişler, neydi yeni adı? unuttum.
 

5. gece

By Ferhat
uykusuzum tam 5 gecedir. güneşin doğuşunu gördüğüm sensiz 5 gece. uykum var, ama yastığa başımı koyduğumda beni benden alıyo hatıralar. aklımı oynatıcak gibiyim. hiç benim olmadın ama böyleside çok koyuyo be adama. ne kadar birbirimize yakın ama uzak olsakda iyi olduğunu bilmek bile güzeldi. 5 gecedir onu bile bilmiyorum. geri gel.. lütfen!
 

kendine iyi bak

By Ferhat
sıradan olmak istemem ama 'sen bunları okurken, ben gitmiş olucağım' klişesiyle başlıyorum. artık öyle bir hale geldi ki herşey, değil herkesin beni tanıyamaması; ben kendimi tanıyamaz oldum. inan yıllarca yalanlarımızla kendimizi o kadar kandırdıkki, ne sen; nede ben seni sevdim aslında. kendimize zarar verdik sadece. monoton hayatımızda bir mutluluk aradık, haklıydıkta mutluluğu ararken. Her gün televizyonda aynı yapmacık savaşları izlerken, aynı yemekleri yiyip aynı şeyleri yaparken sevgi çok büyük bir değişiklikti. ama o sevgi, mutluluk ne benim için sende; nede senin için bendeydi. insan geçmişe dönüp ilk güne dönmeyi o kadar istiyorumki, bir şeyleri değiştirip bunları yazmamı gerektirenleri değiştirmek için. ama olmuyo işte dün bitti, bugun yaşıyoruz, yarın mechul. dediğim gibi biz sadece sanallaşan dünyada, gerçek mutluluk arayan iki aptaldık; mutluluğun artık sadece makyajdan ibaret olduğunu anlayamadık. düğümlendik ve kaldık. ama bugun son, bu yazı son ve bitti..

bugune kadar yaptığım herşey için özür dilerim. beni iyi hatırlaman dileğiyle..

kendine iyi bak.

F.Çelik
11.6.09 - 03.56
 

hayattaki dengesizlikler üzerine #1

By Ferhat
- nerde güzel bir kız varsa yanında hıyar bir erkek vardır.

bu akşam tunalı hilmi caddesi'nde yürürken yine bu dengesizlik suratıma vurdu, yutkundum. aynadaki bana baktım, tamam bende yakışıklı değilim (yakışıklıyım desem kendini beğenmişlik olucak. ama yok zaten değilim.). düşündüm. aslında hayattaki tek dengesizlik değil bu. mesela değer meselesi.

- bir kişiye ne kadar değer verirsen, o kişi sana o kadar az değer verir.

insanların arkaları kişiliklerine bağlıdır. eğer kişilikliyse orası hep sabittir, ama kişiliksizler maalesef bir süre sonra daha çok değer istiyor, yada artık tribe başlıyo. bas siktiri gitsin.

- bir kişiyi seviyosan, o kişi seni sevmiyodur.

işte yıllardır cevabını aradığım soru. acaba karşılıklı aşk var mı? kendimden örneklemem gerekirse hiç karşılıklı bi ilişkim olmadı. bir kişiyi sevdim, diğerleriniyse onun yerine koymaya çalıştım. hata bende mi, yoksa hayatta büyük bir bug mu var ?
 

yok (part 1)

By Ferhat
yazmıyorum, ilgisiz yada blogu açıp unutmuş gibi görünüyorum. sanırım bana göre değil blog yazmak. aslında blog değil, yazmaya karşı ilgisizim, anlatmaya.. dolar içim, gökten boşalır yağmur, dolar kadeh. içimde kalır herşey, büyür büyür. yıllar geçer, unuttum derken yıllar sonra bi gece yatağımda yatarken gelir tekrar, sonra tekrar unutulur, sonra tekrar gelir, sonra tekrar ve sonra tekrar. işte bu yüzden zorluyorum ya kendimi blog yazmak için.

gerçi.. kim okuyo ki bunları?
 

Selam dünyalı

By Ferhat
hey! biz dostuz adamım ..